2025 ARALIK HAKİMLİK SINAVLARI (SON HAKİMLİK SINAVLARI) DEĞERLENDİRMESİ
Hakimlik sınavı soruları incelendiğinde, özellikle son beş yıldır gözlemlediğimiz soru tiplerinin ve zorluk seviyelerinin, bu sınavda da büyük ölçüde korunduğu görülmektedir. Adaylara; ayrıntılı, detaylı ve seçici nitelikte sorular yöneltilmiş, bilgi ile birlikte bilginin kullanılabilme becerisi açık biçimde ölçülmüştür.
Son beş yıllık hakimlik sınavları dikkate alındığında, ÖSYM’nin klasik bilgi ölçümünden uzaklaşarak; olay kurgusuna dayalı, muhakeme gücünü ölçen ve çalışan aday ile çalışmayan adayı ayırt etmeyi amaçlayan bir sınav anlayışını benimsediği net biçimde görülmektedir. Artık yalnızca bir bilgiyi bilmek yeterli değildir; önemli olan, bu bilginin uygulamaya nasıl aktarıldığıdır.
Açık bir ifadeyle söylemek gerekirse; kanuna hâkim olmak, maddeleri ezbere bilmek tek başına yeterli görülmemektedir. ÖSYM, adaylardan bu kanuni hâkimiyeti somut olaylara yansıtabilme, günlük hayattaki hukuki sorunlara uygulayabilme becerisi beklemektedir.
Bu sınavda da çok sayıda olay sorusu, uzun paragraf içeren sorular ve dikkat gerektiren muhakeme zincirleri yer almıştır. Görüştüğümüz birçok adayın ortak değerlendirmesi; sürenin yetersizliği, sorular kısa olsa dahi cevap seçeneklerinin uzunluğu veya tam tersine soruların uzun, cevapların kısa olması gibi unsurların sınavı daha da zorlaştırdığı yönündedir. Soru ve cevap uzunluklarının birbirine yakın olduğu, bilgi, muhakeme ve kanun hâkimiyetini birlikte ölçen bir sınav yapısıyla karşılaşıldığı açıktır.
Her sınavda olduğu gibi, bu sınavda da süre–sayı tipi soruların belirgin biçimde yer aldığı görülmektedir. Ezbere dayalı klasik soruların ise büyük ölçüde kanun metni merkezli olarak kurgulandığı dikkat çekmektedir.
Tüm bu değerlendirmeler ışığında, son hakimlik sınavının zorlayıcı, ortalamanın üzerinde ve seçici–eleyici bir sınav olduğu kanaatindeyiz. Bu doğrultuda baraj puanının da sınavın zorluk seviyesine paralel biçimde belirleneceği düşünülmektedir.
Bu noktada adaylardan en sık gelen soru, “Baraj kaçta kapanır, kaç doğru yeterli olur?” şeklindedir. Bu konuda kesin bir tahminde bulunmak mümkün değildir. Ancak son beş yıllık veriler incelendiğinde, barajın genellikle 80–81 bandında kapandığı görülmektedir. Bu sınavda da benzer bir sonucun ortaya çıkması mümkündür. Bununla birlikte, akademi olarak kesin bir baraj tahmini paylaşmanın şu aşamada doğru olmayacağını özellikle belirtmek isteriz.
Son olarak, HMGS’ye tabi olan adaylar açısından önemli bir stratejik noktaya dikkat çekmek gerekmektedir. HMGS’nin açıklanmasından yaklaşık 1–1,5 ay sonra hakimlik sınavlarının yapılacağı gerçeği göz önünde bulundurulduğunda, çalışmaların yalnızca HMGS odaklı değil; hakimlik–savcılık eksenli, ancak HMGS’yi de ihmal etmeyen bütüncül bir planlama ile yürütülmesi artık bir zorunluluk hâline gelmiştir.
Saygılarımızla.
